Bu noktaya kadar, çoğunlukla canlılığın iki
büyük aleminden biri olan hayvanlar alemi (Animalia)
üzerinde durduk. Bir önceki bölümde ise, proteinlerin, genetik
bilginin ve hücrenin yapılarını inceleyerek, tüm canlılığın
kökenini ele aldık. Bu noktada üzerinde durulması gereken
bir diğer önemli konu, bitkiler aleminin (Plantae)
kökenidir.
Hayvanların kökenini incelerken karşılaştığımız
tablonun aynısı, bitkilerin kökeninde de buluruz. Bitkiler,
son derece kompleks yapılara sahiptir ve bu yapıların rastlantısal
etkilerle ortaya çıkması da, birbirlerine dönüşmesi de mümkün
değildir. Fosil kayıtları da farklı bitki sınıflamalarının
yeryüzünde bir anda ve kendilerine özgü yapılarıyla ortaya
çıktıklarını ve arkalarında evrimsel bir süreç bulunmadığını
göstermektedir.