İlk bakışta son derece aklı başında ve kültürlü görünen
bir kişiyle karşılaştığınızı varsayalım. Bu kişinin konuşmasının
da sahip olduğunu düşündüğünüz kültürü ve aklı yansıtacağını
düşünürsünüz doğal olarak. Ancak bu kişi konuşmaya başlayınca
sizi hayrete düşürecek kadar saçma ve inanılmaz şeyler söylemeye
başlasın, hem de aklı başında görüntüsünü hiç değiştirmeden.
Örneğin siyahın beyaz olduğu konusunda ısrar ediyor veya
gökyüzündeki bulutların aslında pamuk yığınları olduğunu
söylüyor olsun. Aklı başında, normal bir şuura ve muhakemeye
sahip bir insanın inanmayacağı şeylere inansın. Dışarıda
hava günlük güneşlikken yağmur yağdığını iddia etsin. Dışarı
çıkartıp güneşi görmesini sağlasanız bile o yağmur yağdığını
ve hatta ıslandığını iddia etmekte kararlı davransın.
Böyle bir insan görseniz, onu çeşitli sıfatlarla tanımlayabilirsiniz.
Aklını yitirdiğini, bilincini kaybettiğini hatta "çıldırdığını"
bile söyleyebilirsiniz. Onun içinde bulunduğu durumu anlatmak
için söyleyebileceğiniz sözlerden biri de büyük bir olasılıkla
"Adeta büyülenmiş gibi, gerçekleri kesinlikle göremiyor!"
olur.
İşte
buradaki "büyülenmiş" kelimesi son derece önemlidir.
Çünkü halk arasında büyü, çeşitli yöntemler ve tılsımlı sözcükler
kullanarak bir insana istemediği bir şeyi yaptırmak, bir kişiyi
kontrol altına almak, inanılması mantık dışı olan şeylere
inandırmak, kişilere zarar vermek ve halüsinasyon gibi yöntemlerle
onları düşünemeyecek hale getirmek için kullanılır. Kısaca
büyünün amacı, insanın başka bir kişinin veya gücün kontrolü
altına girmesini ve en olmadık şeylere inanmasını sağlamaktır.
Darwinizm'de de amaç, insanların son derece açık ve kesin
bir gerçek olan Yaratılış Gerçeğini inkar etmelerini ve akıl
dışı bir safsata olan evrim teorisine inanmalarını sağlamaktır.
Darwinizm büyüsünün etkisi altına giren bir insan aynı zamanda
evrim teorisini savunan kişilerin kontrolü altına girmiş demektir.
Darwinizm ya da evrim teorisi, aynı siyaha ak denmesi gibi
inanılması imkansız, akıl ve mantık dışı bir inançtır. Ancak
son 150 yıldır, sayısız insan bu fikre büyük bir tutku ile
bağlanmıştır ve hiçbir şey onları bu inançlarından vazgeçirememektedir.
Gözlerinin önüne serilen tüm bilimsel deliller, apaçık gerçekler
onların üzerindeki bu büyüyü kaldıramamıştır. Aynı günlük
güneşlik bir ortamda, yağmur yağdığı ve hatta bizzat ıslandığı
konusunda ısrar eden "büyülenmiş" adam gibi…
Belki
de şu an aklınızdan Darwinistler'in içinde bulunduğu durumu
büyü yerine akıl veya kavrayış yetersizliği ile açıklamak
daha yerinde olur diye geçiriyor olabilirsiniz. Ancak Darwinizm'e
inanan insanların içinde eğitimli, profesör ünvanına sahip,
hatta Nobel ödülü alan insanlar dahi olması, onların kavrayış
yetersizliğinden ziyade adeta "bir büyünün etkisi altında"
olduklarını göstermektedir.
Bu
sitedeki bu bölümün amacı, Darwinizm büyüsünün yöntemlerini
ve aynı zamanda bu büyünün etkisinin kaybolmaması için çaba
harcayan Darwinistler'in tutumunu deşifre ederek, insanları
bu etkiden kurtarmaktır. Aynı zamanda bu insanların akıl ve
vicdanları ile kendi iradelerini kullanarak düşünebilmelerine
ve apaçık olan Yaratılış Gerçeğini görmelerine yardımcı olmaktır.
Etkisi altında kaldığı Darwinist büyüden
kurtularak Yaratılış Gerçeğini gören insan, böylelikle kendisini
yaratmış olan Alemlerin Rabbi Allah'ı da tanıyacaktır. Bu,
insan için en büyük kurtuluştur, çünkü bu dünyadaki varlığımızın
tek amacı Allah'ı tanımak ve O'na kul olmaktır.
|