ÖJENİ TEORİSİ DARWIN'İN FİKİRLERİNE DAYANIR
0. yüzyılın
ilk yarısında çok sayıda taraftar toplayan öjeni teorisi,
sakat ve hasta insanların ayıklanması ve sağlıklı bireylerin
çoğaltılması yoluyla bir insan ırkının "ıslah edilmesi"
anlamına geliyordu. Öjeni teorisine göre, nasıl sağlıklı
hayvanlar birbirleriyle çiftleştirilerek iyi hayvan cinsleri
oluşturuluyorsa, bir insan ırkı da ıslah edilebilirdi.
Solda Francis Galton'un, sağda
ise Leonard Darwin'in resmi görülüyor. |
Öjeni kuramını ortaya atan kişiler, tahmin edilebileceği
gibi Darwinistler'di. İngiltere'deki öjeni akımının başını,
Charles Darwin'in kuzeni Francis Galton ve oğlu Leonard
Darwin çekiyordu.
Öjeni fikrinin, Darwinizm'in doğal bir sonucu olduğu çok
açıktı. Nitekim öjeni kavramını savunan yayınlarda bu gerçek
özellikle vurgulanıyor, "Öjeni, insanın kendi evrimini kendisinin
yönlendirmesidir" deniyordu.
K. Ludmerer'in belirttiğine göre öjeni fikri Platon'un
"Devlet" adlı ünlü eseri kadar eskiydi. Ancak Ludmerer,
19. yüzyılda bu fikre olan ilginin artmasının nedeninin
Darwinizm olduğunu belirtir:
...modern öjenik düşünce yalnızca 19 yy'da uyandı. Bu yüzyıl
sırasında öjeniye ilginin oluşmasının bir kaç nedeni vardır.
En önemli neden ise evrim teorisidir. Öjeni terimini de
keşfeden Francis Galton fikirlerini kuzeni Charles Darwin'in
doktrinine dayandırıyordu.47
Öjeniyi Almanya'da ilk benimseyen ve yayan kişi ise, ünlü
evrimci biyolog Earnst Haeckel oldu. Haeckel, Darwin'in
yakın bir dostu ve destekçisiydi. Evrim teorisini desteklemek
için, farklı canlıların embriyolarının birbirine benzediğini
öne süren "rekapitülasyon" adlı iddiayı ortaya atmıştı.
Haeckel'in bu iddiayı ortaya atarken çizim sahtekarlıkları
yaptığı ise daha sonra anlaşıldı.
Ernst Haeckel |
Haeckel, bir yandan bu tip bilim sahtekarlıkları yaparken,
öte yandan da öjeni propagandası yürütüyordu. Yeni doğan
sakat bebeklerin zaman geçirilmeden öldürülmesini, böylece
toplumun evriminin hızlandırılmasını önermişti. Daha da
ileri gitmiş ve cüzzamlıların, kanserlilerin ve akıl hastalarının
da acısız bir biçimde öldürülmeleri gerektiğini, yoksa bu
kişilerin topluma yük olacaklarını ve evrimi yavaşlatacaklarını
savunmuştu.
George Stein, Haeckel'in evrim teorisine olan körü körüne
bağlılığını şöyle özetlemiştir:
Haeckel Darwin'in doğru olduğunu iddia ediyordu... İnsan
türü sorgulanmayacak bir şekilde hayvanlar aleminden evrimleşmişti.
İnsanların sosyal ve politik varlığı Darwin'in gösterdiği
gibi evrim kanunları, doğal seleksiyon ve biyoloji ile idare
ediliyordu. Bunun tersini savunmak batıl inançtı.48
Haeckel 1919 yılında öldü. Ama fikirleri Naziler'e miras
kaldı. Hitler iktidara geldikten kısa bir süre sonra, resmi
bir öjeni politikası başlattı. Hitler'in bu yeni politikasını
şu cümleleri özetliyordu:
1936 Berlin Olimpiyatlarında
altın madalya kazanan ancak zenci olduğu için Hitler
tarafından kutlanmayan Jesse Owens |
Devlet için, zihin ve beden eğitiminin önemli bir yeri
vardır, ancak insan seçimi de en az bunun kadar önemlidir.
Devletin, genetik olarak hastalıklı veya alenen hasta olan
bireylerin üreme için uygun olmadıklarını deklare etme sorumluluğu
vardır... Ve bu sorumluluğu hiçbir anlayış göstermeden ve
başkalarının da anlamalarını beklemeden acımasızca uygulamalıdır...
600 yıllık bir zaman dilimi boyunca vücudu sakat olan veya
fiziksel olarak hasta olan kimselerin üremesini durdurmak...
insan sağlığında bugün elde edilemeyen bir gelişim sağlayacaktır.
Eğer ırkın en sağlıklı olan üyeleri planlı bir şekilde ürerlerse
sonuçta bugün hala taşıdığımız hem ruhsal hem de bedensel
açıdan bozuk tohumların olmadığı.... bir ırk oluşacaktır.49
Hitler'in bu politikasının gereği olarak, Alman toplumu
içindeki akıl hastaları, sakatlar, doğuştan körler ve kalıtsal
hastalıklara sahip olanlar, özel "sterilizasyon merkezleri"nde
toplandılar. Bu kişilere, Alman ırkının saflığını ve evrimsel
ilerleyişini bozan parazitler olarak bakılıyordu. Nitekim
bir süre sonra toplumdan soyutlanan bu insanlar, Hitler'den
gelen gizli bir talimata dayanılarak öldürülmeye başlandı.
Hitler, sarışın, renkli gözlü
olan Alman genç kızları bir kampta toplayıp, onların
SS subaylarıyla birlikte olmalarını sağlıyordu. Bu
yolla üstün ırk oluşturma hayalleri kuruyordu. |
Genetik olarak aşağı kabul edilenler "yararsız" ve milletin
gelişimine engel olarak nitelendirilince bu cinayetler makul
gösterildi. Aşağı ırk olarak görülen gruplara yavaş yavaş
çeşitli ırklar ve milletler dahil edilmeye başlandı. Daha
sonra sağlıksız yaşlı insanlar, saralılar, ciddi akıl kusurlarına
sahip olanlar, sağırlar ve dilsizler, hatta bellirli ölümcül
hastalıklara sahip olan kişiler de dahil edildiler. 1936
Berlin Olimpiyat oyunlarında Amerikalı zenci atlet Jesse
Owen dört altın madalya kazandıktan sonra Hitler, ödül alan
tüm yarışmacıları kutladığı halde, Jesse Owen'ı kutlamayı
reddederek stadı terketti. Bazı evrimciler kadınların erkeklerden
daha aşağı olduğunu savundular. California'da önde gelen
bir nöroloji profesörü olan Dr. Robert Wartenberg, kadınlar
eğer erkekler tarafından korunmazlarsa yaşayamayacaklarını
söyleyerek kadınların aşağı olduğunu kanıtlamaya çalıştı.
Kadınların, bu koruma nedeniyle daha yavaş elimine olduklarını
ileri sürdü. Bu fikirler doğrultusunda Nazi Almanyası'nda
kadınların bazı mesleklere girmeleri açıkça yasaklandı.50
Almanya'da ırkçı bilimadamları Darwinizm'in ve öjeni fikrinin
gelişmesinden itibaren, "istenmeyen üyelerin öldürülmesi"
gerektiğini açıkça savunmaya başlamışlardı. Bu bilimadamlarından
Adolf Jost 1895'de yayımladığı Ölme Hakkı (Das Recht auf
den Tod) isimli kitabında istenmeyen insanları tıbbi olarak
öldürmeye çağırıyordu. Jost, "sosyal organizmanın sağlığı
için devletin bireyleri öldürme sorumluluğunu alması gerektiğini"
iddia ediyordu. Adolf Jost, yaklaşık 30 yıl sonra siyaset
sahnesinde boy gösterecek olan Adolf Hitler'in akıl hocasıydı.
Hitler de "Devlet yalnızca sağlıklı çocukların olmasını
sağlamalı. Görülür şekilde hasta olanların ve salgın hastalık
taşıyanların uygun olmadığı ilan edilmeli" diyordu.51
1933 yılında çıkartılan bir yasa ile 350 bin akıl hastası,
30 bin çingene ve yüzlerce zenci çocuk, hadım etme, x ışınları,
enjeksiyon, genital bölgeye elektrik verilmesi gibi yöntemlerle
kısırlaştırıldılar. Bir Nazi subayı, "Nasyonal sosyalizm
uygulamalı biyolojiden başka bir şey değildir." diyordu.52
Hitler masum insanlara yönelik bu cinayetlerle ve acımasız
uygulamalarla Alman ırkının sözde evrimini hızlandırmaya
çalışırken, bir yandan da öjeninin bir diğer şartını yerine
getiriyordu. Alman ırkını temsil ettiği kabul edilen sarışın
mavi gözlü genç erkek ve kadınlar, ilişki kurup çocuk yapmaya
teşvik ediliyorlardı. 1935 yılında bu amaçla özel üreme
çiftlikleri kuruldu. Irk kriterlerine uygun genç kızların
yerleştirildiği bu çiftlikler, sürekli olarak SS birlikleri
tarafından ziyaret ediliyordu. Çiftliklerde doğan gayrımeşru
çocuklar, kurulması hedeflenen bin yıllık Alman krallığının
askerleri olarak yetiştirilecekti.