vrim teorisi, önceki bölümlerde de söz edildiği gibi bilim tarafından yalanlanan, akla ve mantığa da hiçbir şekilde uymayan bir teoridir. Ama Allah'ı inkar eden felsefelere sözde "bilimsel" bir temel oluşturduğu için birçok bilim adamı tarafından savunulmakta ve büyük bir propaganda ile kitlelere telkin edilmektedir. Bu sitemizin bu bölümünde bir "büyü" olarak tanımladığımız evrim telkini öylesine güçlüdür ki, oldukça zeki ve bilgi sahibi olan insanlar dahi, bu büyüden kendilerini kurtaramamakta ve inanılmayacak kadar mantık dışı, hatta çocukların dahi imkansızlığını anlayabilecekleri iddialara inanmaktadırlar. Üstelik bu iddiaları büyük bir hararetle savunmaktadırlar.

(Sağda )Evrim teorisini eleştiren kitapları ile tanınan Philip E. Johnson, Defeating Darwinism by Opening Minds (Zihinleri Açarak Darwinizm'i Yenmek) isimli kitabında evrimcilerin Darwinizm'in iddialarına hiç düşünmeden, bir ön kabulle inandıklarını ve aslında bu iddiaların ne anlama geldiğini hiç düşünmediklerini şöyle ifade etmiştir: 

Bu konu üzerinde üniversitelerdeki konuşmalarım ve tartışmalarımdan edindiğim tecrübelerim bilim adamlarının ve profesörlerin akıllarının evrim konusunda karışık olduğunu gösterdi. Birçok detay biliyorlar, ama temelini anlamıyorlar. Söylediklerinin ne anlama geldiğini düşünmüyorlar. Bir ön kabul oluşuyor. Örneğin bir molekülden insana (doğru ilerleyen sözde) evrimin, köpek çeşitleri veya gagalardaki farklılıklarla açıklayabilecekleri kadar basit bir işlem olduğunu zannediyorlar. Fosillerin Darwinizm'i doğruladığını, maymunların eğer doğal seleksiyon gibi bir mekanizma ile desteklenirlerse hiç yanlışsız olarak Hamlet'i daktilo edebileceklerine inanabiliyorlar.

Johnson'ın bu sözleri, evrimcilerin içinde bulundukları karmaşık ruh halinin kısa bir özetidir. Aynı gerçeğe, ünlü Avustralyalı moleküler biyolog  Michael Denton da, Evolution: A Theory in Crisis (Evrim: Kriz İçinde Bir Teori) adlı kitabında (solda) dikkat çeker. Denton, bir Darwinist'in canlıların olağanüstü derecede kompleks sistemlerinin "tesadüflerin eseri" diye görmesindeki garipliği şöyle anlatmaktadır:

Yüksek organizmaların genetik programlarının yapısı, milyarlarca bit (bilgisayar birimi) bilgiye ya da bin ciltlik küçük bir kütüphanenin içindeki tüm harflerin dizilimine eşdeğerdir. Bu denli kompleks organizmaları oluşturan trilyonlarca hücrenin gelişimini belirleyen, emreden ve kontrol eden sayısız karmaşık işlevin tamamen rastlantıya dayalı bir süreç sonucunda oluştuğunu iddia etmek ise, insan aklına yönelik bir saldırıdır. Ama bir Darwinist, bu düşünceyi en ufak bir şüphe belirtisi bile göstermeden kabul eder!4

Darwinizm'in akılları kör eden bu büyüsünün insanlar üzerinde ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu ve insanlık için ne derece tehlikeli olduğunu göstermek için, bu bölümde Darwinciler'in normal bir akıl ve şuurla inanılması imkansız olan iddialarından bazılarına yer verilecektir. Aynı zamanda bu iddiaların bilimsel yönden neden geçersiz oldukları da kısaca anlatılacaktır. (Bu bölümdeki teknik konularla ilgili daha detaylı bilgiyi Harun Yahya'nın Evrim Aldatmacası ve Hayatın Gerçek Kökeni isimli kitaplarından ve www.darwinizminsonu.com adlı internet sitesinden okuyabilirsiniz.)

3 Philip E. Johnson, Defeating Darwinism  by Opening Minds., Intervarsity Press, 1997 s.11
4- Michael Denton, Evolution: A Theory in Crisis. London: Burnett Books, 1985, s. 351

 

 

Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı
ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.

YAZAR HAKKINDA SİTE HAKKINDA ARKADAŞINA ÖNER SİTEYE ÜYE OL

TÜRKÇE KURAN-I KERİM
BİZE DESTEK OLUN
KİTAPLAR FİLMLER
MAKALELER DİĞER SİTELER