Darwinizm Dininin
Tabuları Vardır ve Evrimciler Bunların Sorgulanmasına İzin
Vermezler

arwinizm, dini hiçbir bilimsel dayanağı olmamasına ve sadece
bir demagoji ürünü olmasına rağmen insanlar arasında çok güçlü
bir yere sahiptir. Bunun nedeni de insanların Darwinizm'i
sorgulamamaları, daha doğrusu sorgulayamamalarıdır. Çünkü
Darwinizm dininde sorgulamak, soru sormak yasaklanmıştır.
Bu batıl din, kayıtsız şartsız iman etmeyi gerektirir.
Darwinist
olabilmek için canlıların cansız maddelerden oluştuğuna, sürüngenlerin
tesadüfler sonucu uçmaya başladıklarına, yine başıboş tesadüflerin
sonucunda hücre gibi, göz gibi, kulak gibi son derece kompleks
organların var olduklarına, hatta balina gibi deniz hayvanlarının
ayı gibi memelilerin yiyecek aramak için denize girmeleri
sonucunda oluştuklarına, kuşların da sineklerin peşinde koşan
dinozorların kanatlanması sonucunda var olduklarına inanmak
gerekir. Tüm bu önkoşulların ne kadar akıl dışı ve mantıksız
oldukları ise apaçık bir şekilde ortadadır.
Belki
bu satırları okuduğunuzda "saygın" bilim adamları
bunlara inandıklarına göre ellerinde mutlaka bir delilleri
vardır diye düşünüyor olabilirsiniz. Ama hayır, ortada en
ufak bir delil dahi yoktur, sadece tahminler, varsayımlar,
ihtimaller ve esinlenmeler vardır. Bu konuda karar bir kere
verilmiştir. Artık buna iman etmek gerekmektedir. (Yukarıda
saydığımız tüm maddelerin gerçekleşmesinin neden mümkün olmadığı
hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için Harun Yahya'nın Evrim
Aldatmacası ve Hayatın
Gerçek Kökeni isimli kitaplarına bakabilirsiniz.)
Yukarıda
da belirttiğimiz gibi Darwinizm dininde herhangi bir öğretiye
iman etmek için de bu varsayımın nasıl gerçekleştiği, olabilirliği
ya da yalanlanabilirliği hakkında bir bilgi sahibi olmaya
da gerek yoktur. Çünkü bu dinin taraftarları bir konuya iman
etmek için herhangi bir delil talebinde bulunmazlar. Tek bir
dergide okuyacakları bir makale, herhangi bir kitap, izleyecekleri
kısa bir belgesel onların bu dine iman etmeleri için yeterlidir.
Zaten sözde ara form olarak ortaya konan fosiller, gerçek
gibi gösterilmeye çalışılan sahte çizimler, illüstrasyonlar,
bilimsel gelişmeler sonucunda geçersizliği ortaya çıkan Miller
deneyi gibi deneyler hakkında araştırma yapılamaz, soru sorulamaz.
Zaten bu tip bir girişim içinde olanlar Darwinist misyonerler
tarafından bilimsel çevrelerden hemen dışlanır, adeta "afaroz"
edilirler. Çünkü bu konular üzerinde biraz olsun düşünmeleri
ya da okuyup araştırmaları bazı gerçekleri görmeleriyle sonuçlanacaktır.
Bilimsel
konularda çok az bir bilgisi olan bir kişi dahi karaya çıkan
bir balığın bu yeni ortama uyum sağlamak için vakti olmayacağını,
kısa süre içinde öleceğini bilir. Ya da hücrenin kompleks
yapısı hakkında biraz bilgi sahibi olan bir kişi bu mucizevi
organizmanın tesadüfler sonucu oluşamayacağını anlayabilir.
Veya bir sürüngenin tesadüfi süreçlerle kanat sahibi olup
uçamayacağını da takdir edebilir. Sağduyu ile anlaşılan bu
gerçekler, her türlü deney ve gözlemle de doğrulanacaktır.
Ama Darwinist öğretinin bir sonucu olarak insanlar bu konuları
düşünmek istemezler, düşünmekten korkarlar.
Oysa insan ancak düşündükçe, araştırdıkça,
inceledikçe gerçekleri görecek, önkabullerden kurtulacak ve
tabulara karşı durabilecektir. Kainatın sonsuz bir güç sahibi
olan Allah'ın yarattığını anlamak için de, insanların göklerin
ve yerin yaratılışı konusunda derin biçimde düşünmeleri gerekmektedir.
Önyargılardan sıyrılarak düşünmenin sonucunda insanın ulaşabileceği
tek sonuç, Allah'ın üstün yaratışı olacaktır. Allah Kuran'da
düşünmenin önemini şu şekilde bildirmektedir:
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında,
gece ile gündüzün ard arda gelişinde, insanlara yararlı
şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah'ın yağdırdığı
ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda,
her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde,
gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde
düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır."
(Bakara Suresi, 164)
Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken
Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda
düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna
yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru."
(Ali İmran Suresi, 191)
Darwinist
önderler de insanların özgürce düşünmesinin evrim teorisinin
sonu olacağının farkındadırlar ve işte bu nedenlerden ötürü
de düşünmeyi yasaklamışlardır. Bunun için izledikleri yöntemlerden
en önemlisi, bu dinin sözde bilimsel yönünü son derece karmaşık,
zor, anlaşılmaz bir şekilde insanlara sunmaktır. Anlaşılmaz
terimler, Latince kelimeler, bilimsel benzetmeler kullanır
ve bunların "sıradan" insanlar tarafından asla anlaşılamayacağının
altını ısrarla çizerler. İnsanlar bu tablodan çok fazla etkilenir
ve daha en baştan "bunlar kesinlikle benim anlayabileceğim
şeyler değil" şeklinde bir karar verirler. Bu anlayışa
göre Darwinizm dininin sözde dayanakları ancak "koskoca"
bilim adamlarının bilebileceği ve anlayabileceği şeylerdir.
Küçük düşmemek için onların söylediklerini kabul etmeyi de
en mantıklı şey olarak görürler. Böylece dinin önde gelenleri
ile taraftarları arasında güçlü bir set çekilir ve herkes
kendi yerini bilir.
Fakat
Darwinistler aldıkları her türlü tedbire, yasaklara ve engellemelere
rağmen, taraftarlarının şüphe duymalarını engelleyemezler.
Çünkü bu kişilerin çevresinde evrim dininden şüphe duymalarına
neden olacak binlerce yaratılış delili vardır. Yeryüzündeki
kusursuz düzen, canlılardaki birbirinden ilginç özellikler,
atomdan galaksilere kadar tüm yaratılış delillerindeki göz
kamaştırıcı plan, tüm canlı organizmalardaki kompleks yapılar,
doğadaki güzellikler, bir gülün kokusu ya da bir meyvenin
tadı üzerinde düşünmek insanların Darwinist teorilerden yana
kuşkuya düşmeleri için yeterlidir.
Aynı
zamanda bilimsel gelişmeler de evrim teorisinin iddialarını
birer birer geçersiz kılmakta, pek çok bilim adamı bu gerçeği
türlü şekillerde dile getirmektedir. Darwinistler taraftarlarının
bu gerçekleri düşünmelerini engellemek için ellerinden gelen
herşeyi yapsalar dahi, bu gerçeklerin üstünü balçıkla sıvayamazlar.
Çünkü ne kadar duymak istemeseler de etraflarında sürekli
olarak Darwinizm'in geçersizliğini anlatan konuşmalar, yazılar
ve kitaplar dolaşmaktadır ve bunlara engel olmaları imkansızdır.
İşte
bu noktada Darwinist misyonerlerin acil önlem olarak başvurdukları
çok önem bir yöntem vardır: Sahtekarlık…
|