EVRİMCİLERİN İÇİNDE BULUNDUKLARI DURUM
uraya
kadar anlatılan konulardan da görüleceği gibi evrimciler
normal bir zekaya ve sıradan bir bilgiye sahip insanların
dahi kesinlikle inanmayacakları kadar saçma, akıl ve mantık
dışı, aynı zamanda da bilime aykırı şeylere körü körüne
inanabilmektedirler.
Bir insanın bu derece tuhaf ve akılalmaz iddialara inanabilmesinin
altında iki neden yatıyor olabilir. Bunlardan birincisi
cahilliktir. Gerçekten de konu hakkında pek bir bilgisi
olmayan ve bu konular üzerinde hiç düşünmemiş biri, evrimle
ilgili bilgilerle karşılaştığında inceleme ve araştırma
yapmadan bunları kabul edebilir, karşısına çıkan bilimsellik
kisvesine ilk anda kanabilir. Ancak bu insanlara gerçekler
anlatıldığında ve bu konu üzerinde düşünmeleri sağlandığında
evrimin ne denli saçma ve imkansız bir teori olduğunu kolaylıkla
görürler. Hatta bunun için evrimi çürüten küçük bir cep
kitapçığı veya 2-3 saatlik bir konferans yeterli olabilmektedir.
Çünkü evrimin bir safsata olduğu çok açık bir gerçektir
ve normal bir zekaya sahip her insan bunu kolaylıkla görüp
anlayabilir. Dolayısıyla cehalet çok kolay giderilebilecek
bir eksikliktir.
Nitekim ülkemizde birkaç yıllık bir çalışma sonucunda evrim
hakkındaki bilgisizlik ortadan büyük bir hızla kaldırılmış,
sağduyu sahibi halkımız, küçük bir kitapçık ve ülkemizin
her köşesine erişen konferanslar dizisi ile evrim teorisinin
gerçek yüzünü görmüştür. Hatta öyle ki bugün ülkemizin herhangi
bir ilindeki veya ilçesindeki bir ilkokul çocuğu bile evrimi
çürütecek delilleri sayabilir, evrimin ne kadar saçma bir
teori olduğunu anlatabilir.
"Evrime neden inanıyorlar?" sorusuna verilebilecek ikinci
cevap ise cehaletten çok daha farklıdır. Bu sınıflamaya
giren insanlar genel olarak son derece kültürlü, hatta biyoloji,
paleontoloji, mikrobiyoloji gibi evrimle ilgili konularda
uzman kişilerden oluşur. İşte bu insanların durumu son derece
endişe vericidir. Bu kategorideki insanlara istediğiniz
kadar evrimi çürüten bilimsel delilleri bütün açıklığı ile
gösterin, istediğiniz örneği vererek mantıksızlıkları gözlerinin
önüne serin, onlar yine de evrim inancını terk etmemekte
kararlıdırlar. Aynı giriş bölümünde örneğini verdiğimiz,
gökyüzündeki bulutların bir pamuk yığınından ibaret olduğunu
iddia eden adam gibidirler. Onlarla konuşmak veya onlara
birşey anlatmak adeta "duvara konuşmak" gibidir. Örneğin
siz onlara evrime delil olarak gösterdikleri bir fosilin
aslında evrime delil olamayacağını bilimsel yollarla açıklar
ve kanıtlarsınız. Ancak onlar sizi hiç duymamış gibi, o
çürütülmüş delili evrimin en önemli ispatı olarak size tekrar
tekrar göstermeye devam ederler.
Bu insanların anlatılanları kavrayabilecek zeka düzeyleri
ve yeterli bilgileri vardır. O halde hala nasıl bu iddiayı
sürdürebilmektedirler sorusunun cevabı olarak geriye bir
tek alternatif kalır; o da, içinde bulundukları büyüden
çıkmak istememeleridir. Darwinistler'in kendilerine ve diğer
insanlara bu derece yoğun bir telkini sürdürmelerinin nedeni,
daha önce de belirttiğimiz gibi Allah'ın varlığını inkardaki
direnişleridir. Elbette onlar da evrimin gerçek olamayacağını
bilmektedirler. Ancak evrimi inkar etmeleri Allah'ın varlığını
kabul etmeleri demektir. Bu nedenle büyünün dozunu hiç düşürmemeye
ve gerçekleri görmemeye büyük bir özen gösterirler.
Allah gerçekleri görmekten kaçınan, normal bir insan görünümünde
olmalarına rağmen diğer insanlar gibi görüp duyamayan bu
insanların durumunu Kuran'da şöyle bildirir:
Andolsun, cehennem
için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık).
Kalbleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır
bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler.
Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte
bunlar gafil olanlardır. (Araf Suresi, 179)
Eğer onları doğru yola çağırırsanız işitmezler.
Onları sana bakar (gibi) görürsün, oysa onlar görmezler
bile. (Araf Suresi, 198)